Bir Kadın Neden Cinsellik İstemeyebilir?
Cinsellik, her birey için farklı anlamlar taşıyabilir; arzunun varlığı ya da yokluğu, yalnızca biyolojik bir gerçeklikten ibaret değildir. Bir kadının cinsellik istememesi — ister geçici, ister kalıcı olsun — karmaşık bir içsel, toplumsal ve biyolojik örüntünün sonucudur. Aşağıda, bu durumu tarihsel, kültürel, psikolojik ve biyolojik açılardan ele alan bir çerçeve sunuluyor.
Tarihsel ve Kültürel Bağlam: Normların Gücü
Tarih boyunca cinsellik, özellikle kadınlar için sıkça kontrol , baskı ya da tabu ile ilişkilendirilmiştir. Cinselliğin “kadının görevi” olduğu, arzunun kadından ziyade erkeğin hakkı ya da ihtiyacı olarak görüldüğü birçok geleneksel toplumda, kadınların kendi arzularını tanıması, dile getirmesi ya da kabul etmesi zor olabilir. Bu tür normlar, kadının kendi bedeniyle kurduğu ilişkiyi şekillendirir — cinsellik doğal bir hak iken, bazen ayıp, suçluluk ya da utanç kaynağı haline dönüşür. Bu bağlamda bazı kadınlar, bilinçli ya da bilinçsiz biçimde cinselliği reddetmeyi, bastırmayı ya da uzak durmayı seçebilir.
Günümüzde hâlâ, toplumsal cinsiyet beklentileri, geleneksel değerler ya da dini/kültürel inançlar nedeniyle birçok kadın cinsellik konusunda kendini baskılı hissedebilir. Bu baskı, arzunun bastırılmasıyla sonuçlanabilir. ([Önol Üroloji – Prof. Dr. Yavuz Önol][1])
Psikolojik ve İlişkisel Dinamikler
Cinsellik, duygusal ve zihinsel bir boyuta sahiptir; zihnin ve ruhun durumu bu isteği etkileyebilir. Aşağıda sık rastlanan psikolojik etkenlerden bazıları:
– Stres, anksiyete, depresyon gibi ruhsal durumlar: Günlük yaşamın baskısı, iş yükü, kaygı veya depresyon; kişinin enerji, motivasyon ve kendini iyi hissetme halini doğrudan etkiler. Bu da cinsel arzu eksikliğine yol açabilir. Çalışmalar, ruhsal sıkıntı yaşayan kadınlarda libido kaybının sık görüldüğünü gösteriyor. ([HealthCentral][2])
– Travma ya da olumsuz cinsel deneyimler: Geçmişte yaşanmış istismar, taciz, cinsellikle ilgili negatif deneyimler, kişinin cinselliğe bakışını kökten değiştirebilir. Bu durumda cinsellik dışlanabilecek, bastırılabilecek hatta bir tevazu, rahatsızlık ya da “güvensizlik” hissiyle bağdaştırılabilir. ([Umay İlaç][3])
– İlişkisel sorunlar ve iletişim eksikliği: Partnerle yaşanan çatışmalar, duygusal uzaklık, iletişim kopukluğu ya da güven eksikliği, birlikte cinsellik isteğini köreltir. Böyle bir ortamda cinsellik, yakınlık yerine bir yük ya da gerginlik kaynağı haline gelebilir. ([Üroloji Dünyası][4])
Bu psikolojik ve ilişkisel etkenler, kadının cinsellik talebinden uzaklaşmasına; ya da cinselliği yalnızca görev, yük ya da beklenti ile ilişkilendirmesine yol açabilir.
Fizyolojik / Biyolojik Etkenler
Cinsellik ve arzu yalnızca zihnin meselesi değildir; beden de bu denklemin önemli bir parçasıdır. Kadınlarda libido — çeşitli hormonlar, genel sağlık durumu ve fizyolojik rahatsızlıklarla direkt bağlantılıdır.
– Hormonal değişiklikler: Östrojen, progesteron, kadınlarda var olsa da az miktarda bulunan testosteron gibi hormonların dengesi, cinsel isteği etkiler. Özellikle menopoz, doğum sonrası dönem, hormonal düzensizlik ya da bazı hastalık süreçleri libido düşüşüne yol açabilir. ([HealthCentral][2])
– Tıbbi rahatsızlıklar ve ilaç kullanımı: Kronik hastalıklar, bazı ilaçlar (örneğin bazı antidepresanlar, doğum kontrolü ilaçları veya diğer sistemik tedaviler) cinsel isteksizlik yaratabilir. Ayrıca hormonal dengesizlikler, aşırı yorgunluk, vajinal kuruluk gibi yan etkiler de cinselliği istememe sebebi olabilir. ([nhs.uk][5])
– Yaş, yaşam döngüsü ve fizyolojik değişimler: Hayatın farklı dönemlerinde — ergenlik sonrası, anne–çocuk dönemi, menopoza geçiş — bedenin hormonal yapısı ve cinselliğe bakışı değişebilir. Bu değişimler doğal olsa da kadının arzusu üzerinde etkili olabilir. ([Umay İlaç][3])
Bu biyolojik nedenler, kadının cinselliğe ilgisini azaltabilir; fakat genellikle tek başına değil, psikolojik ve toplumsal etkenlerle birlikte değerlendirilir.
Cinselliği Reddetmenin Anlamı: İstek Olmaması Neden Normaldir?
Cinselliğe dair istek ya da isteksizlik, kişisel bir tercih olabilir ve sağlıklı sınırlar içinde tamamen geçerli bir durumdur. Bir kadın cinsellik istemiyorsa bu, zorunlu olarak “sorun” sayılmamalıdır. Çünkü:
– Libido bireyseldir; herkesin seks isteği aynı değildir. Cinsellik, yaşamın zorunlu bir parçası olmayabilir. ([GoodRx][6])
– Toplumun dayattığı “cinsellik + kadın” denklemleri bazen gerçek arzuyla değil, beklenti, baskı ya da normlarla ilişkilidir. Bu bağlamda reddetme, bireysel özerklik ve kimlik arayışının bir ifadesi olabilir.
– Cinsellik, fiziksel yakınlık ile eşitlenmeyebilir; duygusal bağ, güven, sevgi, konuşmak, paylaşmak gibi faktörler bazı kadınlar için cinsellikten daha öncelikli olabilir.
Dolayısıyla “cinselliği istememek” bir eksiklik, mutsuzluk ya da hastalık değil; varoluş, kimlik ve yaşam tercihleriyle ilişkili, saygı duyulması gereken bir duruş olabilir.
Günümüzde Akademik ve Klinik Yaklaşım: Anlayış ve Destek
Modern tıp ve psikoloji, kadınlarda libido düşüşünü yalnızca fizyolojik değil, çok boyutlu bir olgu olarak ele alıyor. Özellikle Hypoactive Sexual Desire Disorder (HSDD) gibi tanılar, sürekli ve uzun süreli libido eksikliği yaşayan kadınların — eğer bu durum rahatsızlık veriyorsa — destek alabileceğini gösteriyor. ([WebMD][7])
Bununla birlikte, uzmanlar her zaman “tedavi” değil; “anlama, iletişim ve saygı” odaklı yaklaşımı öneriyor. Yeni birtakım terapi modelleri; ilişki danışmanlığı, psikoterapi, hormonal değerlendirme, stres ve yaşam tarzı düzenlemelerini bir arada sunuyor. ([Florence Nightingale][8])
Ayrıca, akademik perspektiflerde cinsellik arzusunun biyolojik, kültürel ve psikososyal katmanlardan oluşan bir yapı olduğu vurgulanıyor. Bu çerçevede, bir kadının cinselliği reddetmesi ya da istememesi, yalnızca bireysel bir sorun değil; toplumsal normlar, kimlik, güç ilişkileri ve cinsiyet politikaları ile de bağlantılı olabilir. ([Önol Üroloji – Prof. Dr. Yavuz Önol][1])
Son Söz: Sessizlik, Reddetme ya da Duruş — Hangisi?
Bir kadının “cinsellik istememesi”, her zaman açıklanabilir bir sebebe dayanmayabilir; kimi zaman bu, bilinçli bir seçim, kimi zaman ruh hâli, kimi zaman da hayatın ritmi ile ilişkilidir. Önemli olan, bu durumu “hatalı”, “problemli” ya da “normal olmayan” olarak etiketlemek değil; dinlemek, anlamaya çalışmak ve saygı duymaktır. Çünkü her bireyin içsel dünyası, arzuları ve yaşam öncelikleri farklıdır.
Düşündüren Sorular:
– Cinsellik, birey için illa istemek zorunda olunan bir deneyim midir?
– Toplumsal normlar ve beklentiler, bireyin gerçek arzularını ne kadar gölgeliyor olabilir?
– “İstememek”, bazen bir eksiklik değil, bir duruş ya da varoluş biçimi olabilir mi?
Bu sorularla baş başa kalın.
[1]: “Kadınlar Neden Cinsel İstekesizlik Yaşarlar? – Önol Üroloji – Prof. Dr …”
[2]: “Low Libido in Women: Causes and Treatments – HealthCentral”
[3]: “Kadınlarda Cinsel İsteksizlik Nedir – Psikolojik ve Fizyolojik Nedenleri”
[4]: “Kadınlarda Cinsel İsteksizlik ve 6 Farklı Belirtisi”
[5]: “Low sex drive (loss of libido) – NHS”
[6]: “6 Causes of Low Libido and How to Treat Them – GoodRx”
[7]: “Why do Women Lose their Sexual Desire? – WebMD”
[8]: “Cinsel İsteksizlik Nedenleri ve Çözümleri | Grup Florence Nightingale”